20 Ekim 2009 Salı

Sepet kovan - 1

Ülkemizin değişik bölgelerinde ilkel kovanlar kullanılıyor.
Marmara Bölgesinin tamamına yakınında. aynı zamanda İç Anadolu ve Ege Bölgesinin Marmara Bölgesine komşu olan yerlerinde ve daha çokta göçmenlerin kullandığı kovan cinsidir.

Sepet kovanlarda kullanılan malzeme genellikle dere kenarlarında bulunan söğüt ağacı çubukları, fındık çubukları, bazı yerlerde orta kısmı kamıştan ve iskeleti söğüt dalından yapılıyor.

Trakya'da arıcılıkla ilgili konuşmalarda kaç tane sepetin var denir, arı sayısı sepet sayısıyla ölçülür. çünkü bal denilince aklada petekli bal gelince sepetin ne kadar anlamlı olduğu akla geliyor.

Sepet kovanlar fiyatı ucuz ve alınması kolay olduğundan bir çok evin bahçesinin kenarında kendi evinin balı için bir kaç sepet bulunur.Arıcılığı tamamını sepet kovanla yapanlar.
Arı alım satımında öncelik sepet kovan arısındadır.arısını kaybedenler veya yeni başlayanlar sepet kovan alıp işe başlarlar

Sepeti mayıs ve haziran aylarında, pazarın bir kenarında sepeti örenler getirip satarlar, bir ağaç kovan fiyatına yaklaşık 15 sepet alınır.
Sepet kovan dış görünüş olarak dik koni, yanları hafif dışarıya şişkindir.

Derinlik ölçüsü ( eksen ölçüsü) 46 cm üst kısmı daha toplu şekildedir.


Alt taban çapı içten 41 cm dir bu benim ölçtüğüm herhangi bir sepetin ölçüleri ama daha değişik ölçüde olanlar vardır.
Bir sepetin iç hacmi yaklaşık 26 dm kübdür. buna karşılık bir longstroht ballığın iç hacmi 45.5 dm küb olduğu düşünülürse sepetin iç hacmi küçük olduğu görülüyor.

Sepet kovan dik konumda durur veya yan yatırabilisiniz. Üst kısmında bir sapı vardır, taşınması bu saptan tutulup yapılır.

Aynı zamanda yakın dallardaki oğul alınmasında kullanırken bu saptan yararlanır.

Sepet kovanın altına sepetin dışına taşacak şekilde tahtadan düz bir altlık yapılır. ön kısmı uçma görevini yapacak şekilde daha geniştir.

Sepet kovanına içten bakılınca dikme çubuklarının 15 tane yani tek sayıda olduğu görülüyor.


Sepet kovan kullanır durumunda olması için dışının çamurla sıvanması gerekir. hatta bazı yerde içtende sıvanır içten sıvanmasının nedeni çamur parmak arasından çıkıntılı bırakılır arının petek örmesi için yönlendirme yapılmaya çalışılır, yani arıyı kılıç arı, kalkan arı, çörekçi arı diye adlandırmak için yapılır, ama arı herzaman buna uymaz.
dışına kullanılan çamur için çorak toprak aranır içine çokça kılçık denilen ince dövülmüş saman katılır, bir gün dinlendirilip sıvama işlemi yapılır.
kılçık yerine kıra gitmeyen yani otlamayan 6 aydan büyük dana 'mayısı'( gübresi ) kullanılır, çamur biraz kuruduktan sonra sulu bir bezle yaldızlama yapılır.

Şu an kullanılmakta olan bir sepet kovan üzerindeki çamur biraz aşınmış halde.

Bende sepet kovan olmadığından bu fotoğrafı çekmek için komşu köye gittim, orada müthiş bir arıcı var Ahmet Çelebi onun arılarının fotoğrafını çektim. müthiş dedim arıcını bir kolu yok her işini yapıyor. traktörünü de kullanıyor, arılarınada bakıyor, ava gidiyor, balığa gidiyor her işini görüyor.

Buraya kadar sepet kovanı tanıtmaya çalıştım.

11 Ekim 2009 Pazar

Yağmalanma:






Arıcıların genelde sonbaharda en sıkıntılı anları arılı kovanların yağmalanmasıdır.
Yağmalanmaya neden olabilecek bir çok şecenek bulunabilir.
Bunların bir kaçını sayarsak:
Arılıkta zayıf arılı kovan bulundurmak.
Zayıf arılı kovanları güçlü kovanlarla yanyana bulundurmak yani kovan dengelenmemesi yapmamak.
Zayıf olan kovanların uçma deliği daraltılması yapılmaması.
Varrao savaşında etkili ilaç ve ilacı zamanında kullanmamak.
Kovan yapım hataları olmak.
Zamansız besleme yapmak.
Sonuç olarak kovanın sönmesi önemli değil, o kovanın zayıf düşmesinin nedenlerini de araştırmak da gerekir ve hastalık bulaşması yaşanabilir. Örnek: yavru çürüklüğü gibi.
Aslında yağmalama çalışması arıların dışarıda buldukları tatlı sıvı gıdaları kovana taşımasıdır.
Yağmalama yapılmış kovanın dışarıdan bakılınca ilk görüntü; uçma deliği ve uçma tahtası pisliğidir, yağmacı arıların çaldıkları balların birazını sağa sola dökerler, pislik yaparlar.
Eğer yağma anını yakalarsanız görüntü şudur:
Uçma tahtasında birbirini çekiştiren arılar, kovana giren tüyleri dökülmüş, kararmış arılar, ani ve ürkek uçuşlar, aynı zamanda arılıkta kaynaşma ve daha yoğun uçuş vardır.
Kovan hatası dedim:bulunduğum yerde çam kereste bulmak zor, ondan dolayı dört yıl önce söğüt ağacından kovan yaptım, yetmedi iki tanesinin arka ve ön parçalarını kara kavaktan veya diğer adı dallı kavak, orman kavağı denilen ağaçtan yaptım. zamanla gövde arka ağacı çatlamış.
Besleme olarak verdiğim şerbetin kokusunu petek gözlerine doldurulmasına rağmen alan arılar çatlağa yığılıyorlar fakat kovana giremiyorlar.
Uçma deliğinden girmeye çalışan sarıca arıların sonu hüsran.
Şu anlar sarıca arıların en saldırgan günleri bir bakıma kış gelmesini veya havaların soğumasını diliyorum.
Sarıca arı kapanlarına artık daha az giriyorlar, yerine iri kara sinekler giriyor, kapanı döktüm yeniden düzenledim.


Sarıca arılar yalnızca arı kovanlarına değil meyvalara da zarar veriyorlar. dalındaki salkım üzümün hali;
Sarıca arının deldiği üzüm tanesi bal arıları için başlangıç oluyor.
Kovanların bir kısmı çalışırken bir taneside yavru uçuruyordu

Son bahar denilince gerçekten bu yıl bahar bölümü ortaya çıktı, yağmurlar çok yağınca her yer yeşerdi bazı bitkiler yeniden hayat buldular. kudret narı yeniden meyve yaptı.

Bir çok bitki yeniden çiçeklenme yaşıyor, belki arılar için yaralı olur demek istiyorum ama kovanlarda yeterince çiçek tozu depolanması yok.

8 Ekim 2009 Perşembe

Çevre gezisi:

Bir iş için yakın çevrede bir geziye çıktım. Dönüşte değişik yoldan gelirken adını hatırlayamadığım bir köy çıkışında bir tarih yakaladım.
Yakınından geçerken arabayı durdurup inceleme yaptım.
İnsanların elektiriği tanımadan önce değişik enerji kaynaklarını kullanmışlar, bunlardan biriside rüzgar enerjisi.
Burada Rüzgar enerjisini kullanan bir yel değirmeni.
Tabiki yel değirmenin asıl pervane kısmı yok olmuş, bina gövdesi taş yapı olduğundan ayakta kalmış, Yaklaşık çapı 6 metre kadar içten yüksekliğide o kadar, güneye bakan tarafta kapısı var.
İçerisinde buğday öğütmek için olan kayası duruyor. terk edilmişliği üzüntüsüyle yan yatmış, el atacakları bekliyor gibi kapıya hüzünle bakıyor.

Yel değirmeni kanatlarının dönmesini değirmen kayalarına aktaran ağaç mil ve onun dik durmasını sağlıyan yatay kiriş ağacı hala duruyor.
Çevre insanları duyarlıymış hiç bir şeyini ellememişler, yalnızca doğal bir şekilde yıkılmaya başlamış.
Hani derler ya ocağına incir ağacı dikeceğim diye burada da incir ağacı çıkmış yavaş yavaş yıkımını yapıyor.

Zamanı gelince bir tarihi yapı deyip el atanlar çıkması dileğiyle.

Arıcılar için bir yenilik görüntüledim. "kovan iç örtü bezi" bez plastikle güçlendirilip daha sert ve dayanıklı duruma getirilmiş.

Üstten besleme için besleme kutusunun deliğinin geldiği yer kolayca açılacak şekilde yapılmış.

Ne kadar kullanışlı olduğu önümüzdeki yıl kullananların yorumu ile belli olacak.

3 Ekim 2009 Cumartesi

Bahçeden – 2 :



Sonbahar gelince işler değişiyor. Dün arılara bakınca bir şey gözüme takıldı: arıların kış aylarında salkımı bozmadan diğer peteğe geçişini sağlayan deliği görüntüledim, bu delikler kış aylarında sorunsuz geçiş sağlar ve zayıf arı salkımlarının cankurtarıcısıdır.01 - 10 - 2009 perşembe 030 Sonbaharın başka bir ürünüde yer elması çiçeklenmeye başladı arılarda severek konuyorlar.


01 - 10 - 2009 perşembe 034


Yerelması çiğ veya pişmiş olarak da yenilebilen değişik bir ürün01 - 10 - 2009 perşembe 026 Saat çiçeği = çarkıfelek = passiflora hepsi aynı çiçeğin adları. Sabahtan çiçek açmadan bir saat kadar önceki hali tam tomurcuk patlıyor

01 - 10 - 2009 perşembe 012

Çiçeğin bir saat sonraki açmış körpe hali.01 - 10 - 2009 perşembe 022


Bahçede değişik sardunya çiçekleride var, şeftali pembesi bir renk01 - 10 - 2009 perşembe 027 Ebruli beyaz veya melez bir beyaz renk


01 - 10 - 2009 perşembe 042


Şarabi kırmızı bir renk.01 - 10 - 2009 perşembe 003 Al kırmızı bir renk.


21 Eylül 2009 Pazartesi

Sarıca arıları:



Bazılarının eşek arısı dediği sarıca arı doğal hayatta insanlardan veya ona zarar verecek yaratıklardan uzak yağmur suyu almayan yerlerde yuvasını yapar.


Bu yuvada doğal ortamdan bulunmuş bir yuva, Sarıca arı yuvasıda olsa da dikey yapılınca dört petekden oluşuyor.

Bal arılarıda doğal ortamda üç petekli yuva yaparlarmış, en dipteki bal deposu, ortadaki yavrulama petegi, öndeki kısa sürede kullanılacak gıda için ve kış aylarında ise .her iki peteği soğuktan ve rüzgardan korumak için yaparlarmış.

Bu sarıca arı yuvasıda aynı zamanda dışı korumaya alınmış kabukla sarılmış bir yuva.

Alttaki ise gözden kaçan kovan kapağı içine yapılmış bir sarıca arı yuvası, kovan kapaklarını açıp çalışırken arada bir ters çevirip bakmak gerekiyor.


Buraya kadar sarıca arıyı çoğaltık şimdide azaltmaya çalışalım. Sarıca arılar ağustos ayı başından sonra zarara vermeye başlarlar çünkü yuvadaki sarıca arısı ancak üst düzeye çıkar sonrada kışa hazırlanırlar, ama çevrede gıda bulma sorunu olduğundan tatlı olan herşeye saldırırlar.

Olgunlaşan üzümlerin ve diğer meyvaların baş düşmanı olurlar. Çünkü sarıca arıların hortumları delici emicidir meyvaları delip suyunu emerler. Bu arada bal arıları da bunarın deldiği meyvalara konarlar, ama bal arıların hortumları yalayıcı emecidir meyvaları delemezler ancak delinmiş meyvaların suyunu emerler.

Her yıl yaptığım gibi sarıca arı kapanı yaptım 2,5 kg lık pet şişelerden yaptığım kapanları gelişi güzel kovanların üzerine koyuyorum.
İçine 7 - 8 cm yüksekliğinde su koyuyorum, ağzına azıcık bal sürüyorum.
bazende içine ekşimiş ballı su koyuyorum, ekşi tatlı gıdalara daha çok geliyorlar.

Kapanların içine ençok sarıca arı giriyor, birazda iri kara sinek giriyor , biraz da arıcıların baş belası güve kelebeği giriyor.
Kapan içindeki suya düşen kanadı ıslanan sarıca arı sudan pek çıkamıyor ve güneşte ısıdan dolayı ölüyor.
İçine tek tük de olsa bal arısı girebiliyor veya hiç bal arısı girmiyor, çünkü bal arısı ekşiyi sevmiyor.
Dört beş gün sonra ölü arıları döküp suyu yeniliyorum, kokunca sarıca arılar girmiyorlar.



Sarıca arıdan başka bir arı zararlısı "peygamber devesigillerden" bir böcek önce bende kaçtı yakalayıp elime alınca alıştı Asıl peygamber devesi bu hayvan sağa sola biraz kaçtı resmini zor çektim poz vermek istemiyordu. Aslında çiçekte avlanma anında çekebilsek iyi olurdu. Çünkü çiçek üzerinde durup özel avlanma durumu var.
Küçük uçma deliği olmasına rağmen kovana girmeye çalışan sarıca arıyı ezip öldürdüm aynı anda çam ağacına yapılmış kovanın kusmuş reçinesini almaya çalışan bir bal arısı görülüyor.

Kış yaklaşıyor artık arılar propolisle daha çok işlem yaparlar bütün çatlak ve delikleri tıkamaya çalışırlar

Bizimde kış hazırlığımız kovanların arkasına rüzgar perdesi yapmak oluyor. çünkü arılık kış aylarında rüzgarın bol olduğu yerde bulunuyor, arılığın arkasından bir resim çektim, bu da arılığın arka yüzü.

Ayçiçeği sapı demetlerinden yapılan duvarı her yıl yenileyip rüzgar kıran olarak kullanıyorum.


Arılığın uzaktan görünüşü: çift sıra olarak dizildi, hepsi tek kata indirildi.

Arılığın üzerine sonbahar hüzünü çökmeye başladı.

17 Eylül 2009 Perşembe

15 - 09 - 2009 Bakım

Geziydi yağmurdu derken iki haftadan uzun süre arıların içlerine bakamamıştım.
Diğer zamanlarda hergün değilse bile iki üç günde bir kovanları açıp bakıyorum, uçuş kontrollarını yapıyorum.

İlk girişte güçlü bir kovan var açıp içine baktım yavru durumu da iyi.
Çerçevelerin üzerini temizlemiyorum, kazımıyorum. Tembel arıcıymış demeyin sakın.
Örtü bezi olduğundan çerçeve ile arasında boşluk kalmasını istiyorum, mumları kazırsam bez çerçeveye yapışıyor buradan arı geçmiyor ama petek güvesi kurtçuğu rahat giriyor.
Arı temizlik yapacak boşluğu kendisi ayarlıyor.

Eski olan şerbetlikleri yeniledim yine yetmedi yedi tane daha yapmam gerekecek.

Sıkıştırmak amacıyla çerçeve çıkardığım boşluğa petek sallamışlardemekki azda olsa bal özü gelişi var.
Geziye gideceğim gün bakımda ana olmayan bir kovan vardı, gezi ve yağmur ardarda gelince iki hafta dan daha çok zaman geçti,anası ölen kovan yağmalanmış.
Ben böyle çerçevelerde çiçek tozuna çok acırım. yazık olmuş oturup çiviyle bir güzel temizledim.
Aynı kovanın içi de böyle olmuştu, başka arıcılardan ne eksiğimiz var elimize alıp sevemedim. içi kurtçuklanmış alevle iyi temizlik yaptım
Bal hasadında bölünen kovanlar gelişmeye devam ediyor. hafif beslemeyle kışa güçlü girecekler.

Arıkuşlarından kurtuldular, yumurta durumuda iyi, ilk yavruları çıkacak bal kemeride güzel.
Yakıt Konusu konuşuluyor, bende çürük bir söğüt ağacı buldum. işime yarayacak yerlerini çuvala doldurdum ve getirdim.
Söğüt çürüğü diğer adı kav benim en çok kullandığım körük yakıtı.

Bal seven bir komşum var ama arıdan çok korkuyor. üç tane arısı var ikisi yeni oğul girmiş, içine çerçeve koymamış, birde içindeki çerçeveler sıkışık olarak kalmış. yanlızca dıştan bir bütün petek kesip aldım yeter bu kadar kışı çıksında bahar da işlem yaparız.
Her üç kovanda eksik petekli alın size işte kara kovan balı.

14 Eylül 2009 Pazartesi

Bahçeden - 2

Bahçede diğer sebzelerin yanında biberlerde var.
Herkesin bildiği biberlerin yanında veya çok kullanılmayan biberlerden bir sayfa hazırladım. Kambe biber özel amaçlar için yetiştirdiğim bir biber çeşidi soğuğa ve hastalıklara dayanıklı koparıldıktan sonra uzun süre dayanan bir biber çeşidi.
Misafirlere herkes şeker verir tatlı yiyelim tatlı konuşalım diye, bizde acı biber ikram ediyoruz acı konuşmuyoruz şekerden daha hora geçiyor.
Bu biberin benim bildiğim adı biberiye; isim axxx

Bu küçük sivri dallı biber kuruyunca kırmızı değilde açık kırmızı veya pembe oluyor.
hepsinin içinde en acı biber bu.


Renginden dolayı zeytin biber: bu iri biberli ve dallı olanı.


Bu da küçük zeytin biber top şeklinde dallanmayan biber her iki zeytin biberde iyi ac biberdir.
Bu da top acı sivri biber hem verimli hem çok yer kaplamıyor.
Acılık ölçümünü bir gazete haberinde okumuştum: Acılık tam değeri 1000 miş birimini bilmiyorum en acı biberler Meksika biberleriymiş acılık derecesi 800 ü buluyormuş. Türk acı biberlerinin acılık derecesi 150 civarındaymış.

Yine başka biber çeşidi sarı biber: kalın etli dolma biber önce yeşil olgunlaşınca sarıya dönüşüyor, bunun olgunlaşınca kırmızı olanı da var.

Sonbahar; şimdi incir zamanı: İncir çok sevdiğim meyvalardan, bu ağaç köyün en büyük incir ağacı. çok soğuk geçen kışlarda donuyor sonra topraktan yeniden sürüyor. Ben kuru gövdelerini iki kere kestim.
yaklaşık 50 yıllık bir ağaç.

Adı mor incir: diğer adı karadeniz inciri dikkat edilirse rengi tam kara değil.
Yağmur çok yağdığından yarılmış tatlı suyu damlıyor.
Yaklaşık verimi bir ay sürüyor.
Akşam üzeri bir kova topladım yarılmış olanların tadıda bozuluyor, ekşiyor sarıca arılar ve kargalar da inciri çok seviyorlar.