5 Mart 2012 Pazartesi

Kovan içine baktım:

Her yer kar, kıştan yakınırken bizde doğru dürüst kar yağmadı.
Diğer yerler karlı ve soğuk olunca dolayısıyla bizde etkileniyoruz, hava tam olarak ısınmadı.

Hava kapalı olsa da ılık olduğundan bir kaç gündür arılar çiçek tozu taşıyorlar.
Dün hava çok güzeldi ama bugün hava bulutlandı, iyice bozmadan arılara bakım yaptım.
Geçen hafta az olarak koyu şerbet vermiştim.
İki kovan şerbeti almamıştı birisi ana kaybetmiş.
Bu kovan sonbaharda daraltılmış güçlü bir kovan.
Bazı kovanlardan bahar daraltılması olarak birer çerçeve daha aldım.( bölmenin arkasına koydum)


Bu çerçeve de bal kemerli, yavrulu örnek çerçeve.
Temiz hava gerektiğinden, yumurtlama alanı uçma deliğine yakın olarak oluşturulmuş.
Yavru alanları daha kış görünümünde, çok az alanı kaplıyor.

Geçen hafta verdiğim şerbeti yumurtlama alanı yakınına koymuşlar.


Varrao ile savaşta kayık şerbetlik altına, birinci dönem kesilip atılan erkek gözlü yavrulu alan yerine, ikinci olarak bal deposu olarak yapılmış peteğin balı bitmiş.

24 Şubat 2012 Cuma

Erken bahar çiçekleri:

Bu yıl kış daha etkili oldu, bu yüzden kışın açması gereken çiçekler hala açamıyor.
Bu gün kırda gezdim, gördüm ki: bu çiçekler az da olsa açmaya başlamış.


Evin bahçesinde bir yerli çuha çiçeği açtı.
Yerli olanlar ekilmeden her yıl çıkıyor, diğer renkli olanlar hibrit olduğundan her yıl yeniden ekilmesi gerekiyor.


Kırda bodur ballıbabaların uçlarında yeni yeni çiçekler görülmeye başladı.
Bodur ballıbabalar arılar için erken baharda can simidi oluyor.


Bu çiçekler kış aylarında açardı, adını bilmiyorum.
çiçek olarak biraz papatyaya benziyor çok kısa boylu olduğundan soğuktan çok etkilenmiyor.


Bu çiçekten arılar tarafından çiçek tozu kaynağı olarak yararlanıyor.


Bu da çok küçük çiçekli arıların konduğu bir çiçek.
Havalar daha uygun olmadığından arılar çiçeklerle ilgilenemiyor.
Yabani hardallar açınca arılar rahatlar.

13 Şubat 2012 Pazartesi

Arılara ilk bakım

Arıcılık açısından uygun olmayan bir sonbahar ve arkasından ocak ayında soğuk kış günleri geçti, bir kaç gün öncesine kadar soğuklar sürüyordu.

Dün hava güneşliydi, ben de yarın için hazırlık yaptım.

Sabah hava güzeldi bende arılığa gittim.
İyi ki sabah gitmişim öğlenden sonra yağmur yağdı.



Kovanların bazılarını açtım baktım.

Bu güçlü kışlamış ve kıştan çıkmış bir kovan görüntüsü.



Bu da daha az güçlü bir kovan.

Arıların çerçeve üstlerine yaklaşması iyi değil.
Arılar benimle ilgilen diyor.



İkinci bir arılık daha var. Orada ki arılar deneme amaçlı olarak oraya koydum.

Bu arıları bir komşudan aldım.
Yaklaşık 10 yıldan beri bir kez ben formik asit yapmıştım. varrao ilaçlaması olamadan hayatını nasıl sürdürüecekler bakalım.
Epeyce de güçlü görünüyorlar.
Üzerine ağırlık bulamadım değişik şeyler koydum.

Bu yıl ana arı üretim kutularını buraya taşıyacağım.

Üçüncü arılık var orasını ilerde görüntülerim.



Burada sık sık fırtına oluyor.
Arıları yukarıya kaldırsan devriliyor, yere yakın yapsan nemden etkileniyor.
Arılığa gidince kapağın birisi uçmuştu, bende kapağı sabitleme yoluna gittim.



Uzak arılıktan gelirken her yerde küçük su çukurları dikkatimi çekti.
Toprak çok gevşek zaten hiç taş bulunmuyor.
Bir yerde biraz su dursun orası o kış çöküyor, gölcük oluyor.

23 Ocak 2012 Pazartesi

Bilecik Arı Yetiştiriciler Birliğinin düzenlediği bilgilendirme toplantısı:

Arıcılığın en büyük derdi olan varraonun üremesi, kovan içi davranışları, ve kovanın etkilenmesi konusunun işlendiği bilgilendirme toplantısı.Bilecik küçük bir il olmasına ve az sayıda üyesine karşılık toplantıya 158 kişi gelmişti.
Toplantı başlamadan önce arıcılar yerini aldılar.
Sunum başlamadan önce yönetim yorumlarını yapıyor.
Arıcılık.gen.tr Yönetimi, sunum öncesi ön sırada yerini almışlar.( Bir nöbetçi moderatör dışında)Artık konu içeriği olan sunum başladı.
Burada Sayın Murat Çakır'ın sunum anında doğal tebessümü görülüyor.

Arıcılar sunumu çok dikkatle izlediler.
Bildiğimiz adıyla foto Sadettin sunumu yandan izliyor.
Toplantı için koşturmuş, sonucu düşünüyor olsa gerek.
Toplantı sonunda Bilecik ekibi sohbette.
Hüseyin Avni Özcan, Bilecik Vali Yardımcısı,Sadettin Ergin, Halil Bilen, Bilecik Başkanı Arif Uysal, arka da Mustafa Tayyar.
Vali Yardımcısı arıcılığı seviyor olsa gerek toplantıyı sonuna kadar izledi.
Toplantı birinci ara sonunda yemek molası verildi.
Kendilerine teşekkür ederim.
Toplantının istenilen şekil de düzgün ve katılımlı olması için çalışanları yürekten kutlarım.

20 Aralık 2011 Salı

Su işlerim:

Arıcılar kış aylarında boş kalınca arıyla ilgili olan işlerin dışında başka işlerle de uğraşıyorlar.
Bende boş zamanları değerlendirme amacıyla bahçede su çıkarma işine girdim.
Bir burgu yaptım.
Daha önce iki adet daha yapıp kullanmıştım, onlar eskiyip hurdaya çıkmıştı.
Onlar daha büyük olduğundan tek başına kullanmam biraz zordu. Ben de 70/76 borudan aldım şekildeki burguyu yaptım.
60 cm boyundaki bu boruyu üstten pb 40 x 40 x 1,5 profil boruya sapla kaynattım.
Toplam boyu 5,5 metre oldu.
Ortasına ara parçası koyup cıvatayla ek yaptım.
İki parça olunca taşıması kolay oldu.
Aynı matkap gibi sağ yönde döndürüp toprağı deldim.
Döndürme işlemini zincir ve manivela yardımıyla yaptım.
İlk başlangıçta burgunun dik durması gerekiyor buna özen göstermek gerekiyor.
Burgu deposu dolduktan sonra topraktan çıkarma işlemini boru anahtarıyla yaptım.
Geriye çıkarılırken dolu olarak çıkıyordu.
Bu şekilde doldur, boşalt işi tamalamaya çalıştım.
Burgunun delici ucu helisel bir lama, yanlarında temizleme çapaları var.
Daha yukarıda helisel uca dik durumda iki kesici ucu kaynaklı.
Borunun toprağa sıkışmaması için üzerinde ince kaynakla çapı daha genişletilmiş.
Delme işlemi yapılırken yarım metre sonra sarı bir çorak toprak çıktı.
1 metre sonra ince kırmızı bir toprak 3 metre sonra çakıllı kum başladı.
resimde bu çakıllı kum görülüyor.
3,5 metrede ilk yüzeysel su göründü.
arkasından 30 cm kadar beton gibi çok sert bir kat çıktı, burası beni iyi uğraştırdı.
Dört, beş saatte sert katı geçtim, şimdi ince kumlu katman geldi.
İnce kumlu kat su katmanı olduğundan, kuyuda yaklaşık şu anda 1 metrenin üzerinde su var.
Suyu nasıl değerlendireceğiz düşünelim.
Yaz aylarında su seviyesi yüksekliğine bakacağız.

14 Aralık 2011 Çarşamba

Aralık ayı göntüleri:

Genel olarak 21 aralık gün dönümüne kadar sonbahar sürdüğünden, uygun bulduğu günlerde dışarıya çıkıyorlar.Pazartesi günü hava açıktı ve güneşliydi, uygun sıcaklığı da olunca arılığa gittim.
Arılar sanki yaz ayına benzer çalışma içindeydi.
Yatay girişlerine bakılırsa sanki bir yerden bir şey taşıyor gibiler.
Genelde gücüne göre kovanlarda bu durum vardı.
Kovan dışında uçanlar varken, bazılarıda sanki güneşliyormuş gibi uçma deliğinin üstünde duruyorlar.
Zayıf olanları gözden geçirdim, içlerine baktım, iki tanesini kapattım.
Arılığın yakınında bulunan suda arılar vardı, çok erkende olsa güçlüler yavru çıkarmaya da başlamış olabilir.

7 Aralık 2011 Çarşamba

Arı akvaryumu:

Akvaryumu denilince genel olarak balıkla ilgili sanılıyor.
Arı akvaryumları sergileme amaçlı oluyor.
Kısa süre için arılı çerçeve konulup genellikle arıyla ilgili toplantı, sergi, fuar gibi yerlerde gösteri amaçlı olarak gösterime sunuluyor.
Tek çerçeve olduğundan arıların iki yüzden de incelenmesi sağlanıyor.
Daha önce seminerlerde kullanılmış bir akvaryum vardı uygun şekilde saklamıştım.
Sergilerin baştacı olan bu arı akvaryumlarının izleyicisi de çok oluyor.Bu akvaryum hem kuluçkalık hemde ballık olarak kullanılmış.
İçine langstroth çerçeveleri ölçüsüne uygun yapılmış.Gösterime sunulurken kovan düzeni düşünülüp alta açık va kapalı yavrulu, ballık yerine ise ballı çerçeve konuluyor.
İçine konulan ana arının görülmesi kolay olması bakımında o yılın rengine boyanmış olarak konuluyor.

Akvaryumun dayanımı için bir yüzündeki cam sabitenmiş,diğer yüzündeki cam yukarıdan aşagıya sürgülü yapılmış.

Akvaryum içindeki arılara temiz hava gereksinimi için yan yüzlere testereyle kanallar açılmış.
Çerçeve askıları çakılmış, tek çerçeve olduğundan, arıların temiz hava alması için daha geniş alan bırakılmış.
Bu arı akvaryumlarının bazılarında arıların dışarıya çıkması için boru yardımıyla delik bırakılıyor ama bunda delik yok.