5 Ağustos 2011 Cuma

Ayçiçeği olgunlaşıyor:

2011 yılı ayçiçeği geçte olsa olgunlaşmaya başladı.
Yaklaşık iki aya yakındır yağmur yağmasa da yine de ayçiçekleri oldu.Bir hafta kadar önce çekilmiş resimde ayçiçeklerin en olgun ve en yeşil devresi gözüküyor.
Ayçiçeğinde yoğun çiçek tozu olunca birazı rüzgar, birazı da arılar tarafından dökülüyor.
Çiçek tablasının altındaki ilk yaprak sanki yemek yerken kullanılan peçete gibi kirleniyor.
Bu da erkek ayçiçeği:
Aralarda tek tük var demek ki diğerlerini dölleme görevi için tohum içine karıştırılıyor.
Saydım bir kökte 22 tane kafa vardı.

Ayçiçeği açtıktan 3 veya 4 gün sonra bal özü vermeye başlıyor.
Bu ilk dönemde çiçek tozu veriyor.
Bu da yeni bal özü vermeye başlayan ayçiçeği.
Bal özü akımının en yoğun olduğu günlerdeki en çok bal özü akımını sağladığı dönemdeki görünümü.
Yani arıcıların en sevdiği görünüm.
Artık olgunlaşmış, sarı yaprağını uçurmuş, arıyla işi bitmiş görünümü.
Kuzeyli rüzgarlar hep eserse tanesi besleyip dolgunlaştırır.
İkinci ekim yapılmış tarlanın bu günkü görünümü.
Bakalım arılar yararlanacak mı?

23 Temmuz 2011 Cumartesi

23 temmuz 2011 cumartesi arıcılık paneli:

Her yıl olduğu gibi 2011 üretim yılı ayçiçeği balı için düşünülen borsa açıklaması bu gün yapıldı.Borsa öncesi Sayın prof. Muhsin Doğaroğlu yumuşak anlatımıyla sonbahar da neler yapılması gerektiğini anlattı.
Panel öncesi Tekirdağ ve Çanakkale Birlik Başkanlarıyla fikir alış verişi yapıyor.
Bu yıl gezginci arılar Trakya ya ayçiçeği balı için gelmek istemediklerinden, az katılım vardı.
Ben de ön sırada yerimi aldım.
Sonbaharla ilgili epey bilgi aktarımı oldu.
Burada kış aylarında balları süzülmüş peteklerin saklanmasını biraz değişik anlattı.
Belediye yetkilisi şükranlarını sunuyor.
İşte arıcılar için zurnanın zırt dediği resim, Bal borsası yani 1 teneke bal fiyatı:
Bu açıklama üst yönetim kurulu üyesi Düzce Arı yetiştiriciler birlik başkanı Sayın Cafer Kaba tarafından yapıldı.
Ayçiçeği fiyatı olduğundan Trakyada olması gerekiyor. buraya arı getiren illerin Birlik Başkanlarının katılımıyla balın maliyeti belirlenmiş.
1 teneke balın arıcıya maliyet fiyatı 160 tl olarak belirlenmiş.
Cafer Beyin Söylediğine göre maliyet fiyatının üzerine 15 tl daha koyarsanız satış fiyatı çıkar dedi.
2009 da 175 tl, 2010 da 163 tl, bu yılda 160 tl. demekki enflasyon yok.

17 Temmuz 2011 Pazar

Komşunun arıları:

Köyden birisinde arılı kovan vardı.
Arıdan korktuğu için hiç bir işlem yapmıyordu.
Yani besleme, bakım, ilaçlama, hasat hiç bir şey yapmıyordu.
Babası iyi arıcıydı, eski alışkanlık olduğundan evde arı bulunsun diyordu.
Geçen hafta o arıları al ben bakamıyorum sen ilgilen dedi, ben de dört kovanı arabaya koydum köy dışına bir yere taşıdım.
Bir gün sonra kovanları açıp baktım, görüntüleri sizinle paylaşacağım.
Kovan içinde düzen olmayınca arılar saldırgandı.
Birinciyi açtım iç örtü bezi içine çökmüş, arılar onun altına petek örmüşler.
Oğul yakalayınca içine üç çerçeve koymuş, geri kalanını arılar tamamlamış.
yaklaşık bütün çerçevelerde yavru ve yumurta var.
Bu kovanı taşımak epey zordu.
Kovan gövdesi çürümüş, bastırınca içine göçüyor.
Yanı delik, arkasında iki delik var, birde uçma deliğinin çevresi de çürümüştü.
Geniş bir çuval buldum içine koydum, öyle taşıdım.
İkinci kovanda aynı, örtü tahtası altına petek örmüş.
Onda da üç çerçeve var geriye kalan yerde arının ördüğü petek var.
Üçüncüsünün üstünde yarım kat ballık var içinde çerçeve yok, alt katta çerçeve eksik.
Arı yeteri kadar güçlü olmadığından, çok az petek kabartmış.
Dördüncü kovan biraz hırçındı.
İç örtü tahtasını açmaya çalıştım, biraz zor oldu.
Üzerinde yarım kat ballık vardı, üç çerçeve eksikti, orayada petek örmüş ve yumurtlamış.

Bu kovan diğerlerinde daha güçlü olduğundan bal hasatı yapılabilecek.
Önümüzdeki günlerde bu kovanları düzene sokmak gerekecek.

12 Haziran 2011 Pazar

Plastik petek ve çerçevesi:

Deneme amaçlı bir kaç tane plastik petek almayı düşünüyordum.
Bir gezi anında bir arıcılık malzemesi satan yerde gördüm.
Örnek olarak getirilmiş, plastik petek çerçeveli ve tek parçalı olarak satılıyordu. Uzaktan bakınca bile ölçüleri gözüme hoş görünmedi.
Metre bulup ölçtüm. Üst parça 480 mm geliyordu kovana sığmayacaktı.
bizim kovanlar 472 mm ölçülü çerçeveye göre yapılmıştı.
Ölçmeye devam ettim:
çerçeve genişliği 450 mm olarak yapılmış bizimkiler 440 mm olarak yapılmıştı, kovana girerde yanlardan 2,5 mm boşluk kalacağından, arılar çerçeveyi propolisle yapıştıracakları için genişlik ölçüsüde uygun değil di.
Çerçeve toplam Yüksekliğini ölçtüm 230 mm geldi bunun da alt tarafına erkek arı gözü yapaklarından bu ölçüde uygun değildi.
Sonuç olarak plastik çerçeve ve petek benim kovanlarımın ölçülerine uygun olmayınca almaktan vaz geçtim.

27 Mayıs 2011 Cuma

Yaz başladı:

Havalar geç ısınınca yaz da biraz geç geldi.Ana arı üretilip taşıma gerektiğinde eğer elde ana arı üretme plastik takımları yeterli değilse:
Ana arı taşıma için kullanılan, bigudi denilen tüplerin açık olan uçları için özel kapak:
Özel dediysem 20 gramdan, 100 grama kadar olan ilaç şişelerinin iç kapağını kullandım.
Kapak yarım mm küçük olduğundan sıkı olarak takılıyor, hiç sorun çıkmıyor.
Bizim minikler işi abartmış.
Bal akımı çok olunca doldurup, birde sırlamışlar.
Artık kıtlık dönemi başladı.
Arılar işsizlikten dolayı kovan yan yüzeyine yapışık duruyorlar.
Bu kıtlık yaklaşık bir ay sürer.
Arınında uyanığı var.
Öyle bir ana memesi yapmış ki görülmesi çok zor.
Petek içine gömülü ana arı memesi.
Akasyalar bitti.
Gladiçya veya türkçesi "katır tırnağı" denilen ağaç salkım halinde çiçek açmış, arılarda ondan yaralanıyorlardı.
Keçi boymuzuna benzer meyve yapan ağaç iyi bal özü veriyor veya çevrede başka ballı bitki azalınca, arılar severek konuyorlar.
Bende pek sarı ana arı yoktu.
Bugün bakarken bir tane sarı ana arı gördüm.
Malzemeler yetmeyince yeniden ilave çerçeve yaptım.
İki tane değişik çiçek:
Bu yer erguvanı denilen az kokulu bir bitki.
Bu da yer küpelisi: artık her ikisinin de çiçek açımı geçiyor.

22 Mayıs 2011 Pazar

Akasyalar açtı:

Uygun hava olmayınca akasyalar biraz daha geç çiçek açtılar.
İki gündür arıların ziyaret yeri oldu.
Havalar nemli olunca akasya çiçekleri akşama kadar arının ilgisini çekiyor.Bazı ağaçlar erkenci olunca diğerlerinden üç gün ileride çiçek açtılar, bu durum arıların bal özü alımını uzatacak.
Biraz da çevre bitkilerden bilgi vereyim:
Buğday için uygun hava olunca iyi geliştiler, başak çıkardılar.
Ama!!!
Ayçiçeği ekimi zaman açısından epey geride kaldı.
Yağışlardan dolayı toprak ısısı da uygun olmayınca ekim ancak bu günlere sarktı.
Üç gündür ayçiçeği ekimi yapılabiliyor.
Bende aceleci davrandım, ayçiçeği ekimini yaptık.
Bu yıl arı sattığım için kovan sayısı düştü.
Bu sayıyı yeniden yakalamak amacıyla arı üretip kovan sayısını artırdığım için kanola balı işime yaradı.
Besleme yapmadan arı geliştirmeye çalışıyorum.
Bu yüzden az da olsa kanola balı aldım.
Kanola balı çok açık sarı renkli, bahar balı olduğundan akıcı, ama yinede üç gün sonra donmaya başlar.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Havalar bir açık bir kapalı

Havalar bir kapalı bir açık arılar gelişimini sürdürüyorlar.
Kanalo çiçek açtıktan sonra gelişimi çok hızla değişti.
Bir kaç çerçevelik kovanlar kovanı doldurmak üzereler.
Tek katlı olan bu kovan alt katı doldurmuş.
Uygun hava olmayıp, bakım yapılmayınca, yukarıya petek kabatmışlar.
Çuval iç örtü olunca bu kötü petek kabartması oluyor.Ballık katı olanlar iyi bal getiriyorlar.
Her arıcının görmek istediği ağarmış ballı petek artık görülmeye başladı.
Ana üretimi kutularıyla ana üretimine devam ediyorum.
Bal özü gelişi iyi olunca üç çerçeve kalan bir kutudaki arı yerine petek sallamış ve içine yumurta atmış.
Havalar serin gidince ana arı üretimi geriden geliyor, şimdiye kadar ikinci posta ana arı memesi kovana konulmalıydı ama olmadı.
Kovanları bakım yaparken beğendiğim bir ana arı gördüm, görünümü çok güzeldi.