25 Temmuz 2010 Pazar

Arıcılık senineri:


Her yıl olduğu gibi Ayçiçeği şenliklerinin bir günü arıcılıkla ilgili çalışmalar kapsamından seminer düzenleniyor.
Açılışı Tekirdağ il Başkanı Sayın Şakir Ada yaptı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ardından seminerin tanıtımını yaptı.
İlk konuşmayı Hayrabolu İlçe Belediye Başkanı Sayın Hasan İrtem Gezici arıcılara tanışıp geldikleri için teşekkür etti.Arkasından Türkiye Arı Yetiştiriciler Birliği Başkanı Sayın Bahri Yılmaz bal üreticilerin balları hemen elden çıkarmamaları konusunda uyarı yaptı.
Bu kişiyi tanıyorsunuz zor tanınsın diye resmini bulanık çektim.
Evliya Çelebi sanmayın.
Kısa bir süre görüşebildik.
MSN den de tanıştığı İle bağlı bir köyden Arıcı Serkan Gönül'le buluştu birlikte resim çektirdik.
Seminerin asıl konusu Sayın Prof. Dr. Muhsin Doğaroğlu'nun verdiği arı hastalıkları ve arı ölümleri konusunda arıcıları aydınlatıcı bilgileriydi.

Arı ölümlerinin an çok nelerden kaynaklandığı konusunda arıcılar gerekli bilgiyi aldılar
Çalışma sonunda Belediye Başkanı Muhsin Beye Plaket verdi.
İl başkanına da çiçek verdi. Her ikisine de teşekkür etti.

21 Temmuz 2010 Çarşamba

Ayçiçeği:

Değişik bölgelerde bitki yoğunluğuna göre bal üretimi yapılıyor.
Bulunduğum bölge de ayçiçeği tarımının yoğun yapıldığı yer olduğundan, bal üretiminde ayçiçeği balı en çok üretilen bal olarak biliniyor.
Arıcıları ilgilendiren ayçiçeğinin çiçekli bölümü.
Çiçek açmadan önce ayçiçeği açmaya hazır tomurcuk durumu.
Asıl arıcıları ilgilendiren bal özü akımı sağlıyan çiçek durumu
Artık bal özü salgılaması bitmiş " ayva sarısı " denilen görünüşü.
Sarı çiçeklerini dökmüş " yaprak uçurmuş " denilen artık tane tutmuş durumu.
Bu yıl haziranda hatta temmuzda yağmur çok yağdığından ayçiçekleri çok gelişti bu da bir azman ayçiçeği.
Arada bir de erkek ayçiçeği çıkıyor.
Hafta sonunda büyük adam geldi.
Hava sıcak olduğundan biraz zorlandı. terledi bol bol suyla oynadı.

11 Temmuz 2010 Pazar

Çiçek tozlarında görünüş farkı:

Kovanlarımın birazında çiçek tozu kapanı var.
Çiçek tozu kapanları alttan çekmeceli olarak yaptım.
Uçma deliğine konulan kapanlar kullanım için uygun değil.
Bahar ayları geçtikten sonra arının yavru büyütmesinin azalması ve çevrede çiçek çoğalınca toplamaya başlıyorum.
Mayıs ayı sonlarında gelen çiçek tozu diğerlerinden daha koyu renk çoğunluğu üçgül çiçeğinden gelenlerin oluşturduğu bu çiçek tozu renk açısından ilgi çekici.
Haziran ayının ilk günleri gelen çiçek tozu içinde yeşilimtırak sarı renk ağırlıklı
Kirli beyaz rengin çoğunlukta olduğu bir çiçek tozu içine bir kaç tanede mor renkli kara süpürge çiçek tozu.
Ayçiçeği açtıktan sonra gelen çiçek tozu ayçiçeğinin açtıktan sonra önce çiçek tozu geliyor.
Artık zaman açısından gelen çiçek acılaşmaya başlar.
Bu yıl yağmurlar uzun süre yağdığından çiçek tozu gelişi daha geniş süreye yayılacak gibi duruyor.

8 Temmuz 2010 Perşembe

Adı gibi yarım kat:

Genelde arıcılık da iki cins ballık kullanılır.
Birisi ve çok kullanılan tam kat ballık diğer adıyla langstroth ballık yani 25o mm çerçeve yüksekliğine göre yapılmış 260 mm yükseklikli ballık.
İkincisi yarım kat ballık.buna yarım kat denmesinin nedeni çerçeve yüzey alanı yaklaşık dadant kovan kuluçkalık çerçevesinin yarısı kadar olmasındandır.Bende tam kat ballığı 130 + 130 mm olarak tam ortadan böldüm.
İçine 120 mm lik çerçeveler konulabilecek durumda oldu.İçine tamamını 120 mm lik çerçeve koymaya da gerek yok.
Aynı tarafa üstüste dar çerçevelerden az sayıda koyuyorum.
İki ballığın toplamı 260 mm olduğundan diğer yerlere tam kat çerçevesi koyuyorum.

Bu yarım kat çerçevelere kılavuz petek takıp çokça dedikodusu yapılan karakovan balı üretmek için kullanıyorum.
Bu çeçeveleri daha çok hediyelik olarak kullanıyorum.

30 Haziran 2010 Çarşamba

Beklenen gün geldi

Yoğun ayçiçeği ekim alanlarında yapılan arıcılık için bayram günleri sayılabilecek zaman başlıyor.Karşı köyden birisinin bize yakın tarlasında ayçiçekler açmaya başladı.
Salı günü tarla sahibiyle biraz konuştuk karşı köyde tarımda yeni teknolojileri uygulayan iyi çiftçilik yapan Ömer Ulus tarlanın 22 martta ekildiğini söyledi.
Genelde ayçiçekleri temmuzun ilk günleri açar.
Bu tarlanın dışında bir kaç tarla daha açmış. diğer tarlalar 4 - 5 gün sonra ancak açar.
Ana bal özü akımı bir kaç gün geriye kayacak.
Bir arada bir kaç kovana baktım getirdiklerini günlük tüketiyorlar. kovanlarda bal yok.

Dikkati bir şey çekti hemen hemen hiç erkek arı kalmamış.
bu kötü bir durum, demekki epey kıtlık olmuş.
Bu gün yeni ana arıları yılın rengine göre işaretleme boyası yaptım.
Ana arının birisi boyarken rahat durmadı, her yeri boyandı.
Dikkat çekici bir resim işçi arılar 3 - 4 tanesi bir araya gelmiş sanki dedikodu yapıyorlar

16 Haziran 2010 Çarşamba

Yağmurdan sonra:

On gün kadar önce bir kaç gün yağmur yağdı hava da kapalı geçti.
Her şey değişti çiçek açan bitkiler ve balözü salgılayan bitkiler yıkanınca bal özü akımı kesildi.
Arılar daha saldırganlar çünkü bal özü akımı azaldı, buradaki arıcıların deyimiyle "kırçan" başladı, herhalde ayçiçeği açımına kadar sürer.En güçlü anarı yetiştirme, oğul alımı ve petek kabartılmasının olduğu karaçalı çiçeği yağmurla çabuk bitti.
Arıların değişik renkte petek ördüğü kraçalı çiçeği.
Kovan bakımları yaparken,özel yapım şerbetliklerin altına arıların ördüğü erkek arı gözlerini varrao savaşı için kesip alıyorum.
Bir kez kesilmiş erkek arı gözleri peteği ikinciye petek örmesi için konulmuş Erkek gözlü petek örülmeye başlamış.
Kovan içi nemden dolayı şerbetlik arılar tarafından kemirilmiş, MDF şerbetlik yapımı için uygun değil.
Yağmurdan önce biraz kanalo balı aldım.
Yavaş yavaş yaza girdik.
Geçen hafta arpalar biçildi.

Bu günde buğday biçilmesine başlandı.
Buğday biçilmesinin arıcılar açısından önemi; Merada yer bulamayan gezici arıcılar genelde ayçiçeği tarlalarına yakın biçilmiş buğday tarlalarına yerleşirler.
Arpalar biçilirken resim çektiğim tarlada ayçiçeklerini resimlemişim.
Havalar bir haftaya yakın serin ve yağmurlu geçtiğinden akasyalar yeniden çiçek açmaya başladı.

6 Haziran 2010 Pazar

Sepet kovanı çerçeveli kovana aktarmak:

İlkel arıcılık olarak düşünülen sepet kovan arıcılığı Marmara bölgesinde özelliklede Trakya kesiminde çok yapılan bir iştir.
Sepetin bulunması, alınması kolay olduğundan arıcılığı bilen kişilerin elinin altında hazırda bir kaç sepet bulunur.
Arıcılık yapıyorum denilince kaç tane sepetin var diye sorulur, yani arıcılıkla sepet kavramı o kadar iç içe girmiştir.
Komşu köyde bir arıcı arısını çoğalmak amacıyla sepet kovan aldığını ve aktaracağını söyledi, ben de resimleyip bilgisayara yükleyeyim dedim.
Resimlemek için bana bir tane ayırmış.
Sepet içindeki arıyı çıkarmak için bir kaç yol var.Bunlardan birisi :
Konulacak kovan önüne büyükçe bir ağaç tabla üzerine arılar silkilir.
Silkme işlemi yapılırken sepet bir yere çarpılmaz.
Kovan önüne silkilen arıların içeriye girmesi sağlanır, aynı zamanda ana arının sakatlanmadan kovana girmesi sağlanır.
Sepet kovanla kolay çalışılması için ağzı açık boş bir teneke üzerine konulur.
İşin nasıl yapılacağı incelenir.
Çerçeveler arasına duman verilip, silkme işlemi bir kaç kere daha yapılıp, kolay çalışılması için arı sayısı azaltılır.
Bunlar ameliyat aletleri:Bıçak, bağlamak için pamuk ip, Sepet arıcı el demiri.
Aslında yanımızda el yıkama suyu da var. sık olarak el yıkanılınca kesilen bala su karışabilir, bunu önleme için eldiven giymek daha iyi oluyor.
Çerçeveli kovanlarda nasıl birinci ve onuncu çerçeveler bal oluyorsa; sepet kovanda da dıştaki petekler bal oluyor.
Yavrulu çıkarılan peteklerin sepetteki konumu hiç değiştirilmeden çerçeveye göre kesilir.
Pamuk ipi arılar tarafından kolay kesildiğinden kesilen petekler en az iki iple bağlanır.
Benim uyguladığım bağlama şekliyle petekler hiç sağa sola yatmazlar hatta dar petek bile olsa uygulanır.
Bu şemetik resimi peteğin çapraz bağlamaın nasıl olduğu göstermek amacıyla yaptım.
Küçük kalan petekleri ziyan olmaması için bir çerçeveye taktım yeni bir ana arı üretmek amacıyla ben aldım.
Arıların davranışlarını beğendim, küçük ve değişik renkli arıları vardı
Bunlarda aktarılmayan sepet kovanlar.
Sepet kovanlar güçlenince altına bir adet çerçeveli kovan konulur, Yani sepet kovanın ballığı alt kattadır.