27 Mart 2009 Cuma

İlk baharda ilk kovan içi bakım:

Uzun süredir kovanları açıp bakım yapamıyordum.bu yıl bahar yağmurları geç kaldı düne kadar devam ediyordu.
Kış ayları boyunca birikmiş balmumu ve propolisten kovanların görünüm iyi değil temizlik yapmadan yeniden kapattım.
Arılar bu gün saldırganlar, havada rüzgar yok, bulut yok,olumsuz durum pek görünmüyor ama gıda stokları iyice azalmış.
asıl saldırgan olmalarının nedeni de sanıyorum uzun süre yağmurlu olmasından bal kaynakları yağmur suyuyla yıkandığı için olmalı.
O yüzden ellerimi iyi zımbaladılar.
Altta güçlü kovanların birisinin görünümü:
Altaki küçük şerbetliklerden geçen gün yapmıştım eksik olanlara sağ tarafına koydum. Sağ tarafa koymamın nedeni kovanı iyice açmadan şerbeti kolay koymak içindir.
10 çerçeve dolu olan kovanlardan birer çerçeve çıkarmak gereğini duydum. şerbetlik konulduktan sonra yarın da besleme yapmayı düşünüyorum.

Ana arıları 3 / 2 si 2008 doğumlu ve çoğu da bal mevsiminden sonra yetiştirilmiş, Yani bal akımında kullanılmamış.
Alttaki resimde 2008 yerli bir ana arı görülüyorda fotoğraf pek net çıkmamış ama yine de renkleri belirgin.

Bu yıl ilk bakım geç oldu. yeni ana arı yetiştirme işleride biraz daha geç olacak diye düşünüyorum.
Dikkatimi çeken olay arılar bir dönem yavru çıkarmışlar, ikinci dönem yumurtaları atılmış.
Sanırım baharda gelmeyecek gibi duruyor ama birden gelecek her yer çiçek olacak arılar birden çoğalacaklar



10 Mart 2009 Salı

Cumartesi ve pazar aşı günümüzdü

Bu hafta aşı için uygun gündü. İki hafta kadar önce kestiğim aşılık kalemlerin bazısını buz dolabında bazısını ıslak kumda sakladım.
Ağaçlara su yürüyüp tam çiçek açmadan önce aşı için uygun zamandır deyip işe koyulduk.
Evin bahçesinde, kırda, değişik yerlerde bulduğumuz yabani ağaçların bazısını elimizde bulunan uygun kalemlere göre aşı yaptık.
Bana en kolay gelen çapları 1 - 4 cm arası dallara yapılan yarma aşı.
Aşı yapılacak dallar rüzgarın kötü etkisinden korunması amacıyla yerden bir karış yukarıdan kesildi.
Testereyle yapılan kesme işleminden sürtünmeyle olan yüzey yanmasından dolayı yüzey keskin bir bıçakla perdahlandı yani ısınan yüzey deki doku kaybı alındı.
Sonra bıçakla dikine yarıldı, keserken ağaç düzgün yarılmalı ve ağaç kabuğu parçalanmadan kesilmeli. Kesilen yarık içine kuru bir ağaçtan kama çakıldı, bu kama aşı kalemi takılırken bize kolaylık sağlar. aşı kaleminin ve ağaç anacın kabuğunun yaralanmasını önler.

Kalem takıldıktan sonra bantla sıkıca sarılır.
En önemli yer anaç ağaçla aşı kaleminin kabuklarının birbirine yapışması yani karşı karşıya gelmesidir.
Sonra kesilmiş yerler aşı macunuyla kapatılır.
Aşı yaparken meyvelerin çekirdek durumları göz önüne alınıp birbirine yakın meyvelerde aşılanıyor.
Altta yabani bir erik anaca kayısı kalemi aşısı.

Aşı yapılırken kesici takımlar çok keskin olmalı. keskin bıçak yarası kolay iyileşir ama kör bıçak dokuları parçaladığı için aşının tutması daha zor olur.
Kalın olan anaçlara iki adet kalem takıyorum.




8 Mart 2009 Pazar

Bahar kapısı açıldı.

Bir kaç günden beri yağan yağmur öğlende kesildi, arkasından güneş çıktı.
Arılara bakıp çevreyi gezeyim dedim.
İki gün rüzgar lodostan esince bitkiler uyandı.
Kırmızı çiçek tozu kaynağımız bodur ballı babalar açmaya başlamışlar, zaten arılarda kırmızı çiçek tozu taşıyorlardı. Adını bilmiyorum iki cinsi var birisi az birisi çok çiçekli beyaz çiğdem gibi bir çiçek.
Bazı yıllar şubat başında açmaya başlayan beyazla açık eflatun arasında renkleri olan yapısı papatyaya benzeyen bir çiçek.

Yine ona benzer sarı bir çiçek gurubu ocak ocak açıyorlar.
Bu mevsimde açan çiçekler soğuktan korunmak amacıyla genelde bodur yapılıdır.


Badem ağaçları da bahara katkıda bulunuyorlar tabiki üzerinde arısıyla birlikte.


Aynı ağacın başka bir görünümü.



Tabiki en erken çiçek açan kızılcık ağacı çiçeklerini açalı 10 gün kadar oldu.


Artık bahara hızla giriş yapıyoruz bizi kimse tutamaz, bir kaç gün sonra erikler sırada köyde çok sayıda erik ağacı olduğundan arılar bayram yapıyorlar.







1 Mart 2009 Pazar

Erken bahar keki:

Erken bahar keki deyince benim yaptığım uygulama arıların dışarıya çıkabildikleri günlerde verilen kek için bu adı kullanıyorum.
Arılarımın bulunduğu yerde erken baharda az çiçek açıyor, çiğdemde az olduğundan bir önceki yazda topladığım çiçek tozundan yapılmış keki veriyorum.
Bu çiçek tozunu arılar uygun yerdeki gözlere dolduruyorlar, bunu da şöyle anlıyorum çiçek tozu kekini verdikten bir kaç gün sonra arı bakımı yapılırken çerçeveler çıkarılıp izlenince yavru alanına yakın yerlere koyu kirli beyaz renkte, hepsi aynı renkte yanyana dizilmiş olarak gözler içinde belli oluyor.
Kıştan çıkan işçi arıların yavru bakımında daha az yıpranmasını sağlıyorum, daha fazla yavru alanı elde ediyorum. Derin dondurucuda sakladığım değişik aylarda aldığım çiçek tozları çıkarıldı bir yere dizildi. üzerilerinde ki yazılar kovandan alındığı tarihler. her dönemde değişik çiçek tozu oluyor.
Çiçek tozu tartıldı 1 kg olarak düşünüldü hesaplanması kolay olması için 1 kg seçildi.

Sonra üzerine fısfısla su püskürtülüp karıştırıldı çiçek tozunun yumuşaması sağlandı. 3 saat kadar beklendi. işin asıl önemli yeri burası.
Çünkü çiçek tozu zerrecikleri üzerindeki kabuk ancak su yardımıyla yumuşatılıp, beklenip mayalanılarak parçalanabiliyormuş.
Çiçek tozunun zerrelerinin üzerindeki zar genç arıların ürettiği enzimlerle parçalanabiliyormuş, kış arıları yaşlı olduğundan enzim üretimi az olduğundan bu zarın parçalanması için mayalanma yapıyoruz.
Daha sonra bir daha yoğrulup iyice ezilmesi sağlanıyor.

Çiçek tozu kekinin arılar tarafından alınıp gözlere dolurulması için arılar tarafından çekici olması için içine çok az pudra şekeri katılıyor.
Geçen yıl biraz balda katmıştım ama onun sakıncasını duydum.
Eğer çok şeker katılırsa yani çiçek tozlu kek gibi olursa arıların kendileride tüketebilecekler bağırsaklarında çiçek tozu birikimi arılar için sorun olacakmış.Arılar salkımdayken bol çiçek tozlu balla kış beslenmesi yapılmaz deniliyor.
Yaptığım işlemi birimlendirelim:
1 kg çiçek tozunu yumuşatmak için 0.25 kg su püskürtüldü, tatlandırmak amacıyla 0.25 kg pudra şekeri konulup yoğruldu.
Yapılan bu çiçek tozu keki kovan açılıp arıların bulunduğu çerçevelerin üzerine 40 - 50 gram kadar başka bir anlatımla tavuk yumurtası büyüklüğünde yassıltılıp konulur.





25 Şubat 2009 Çarşamba

Tatil Bitti:

Sayın Arı Dostları:
Bir insanın okul öncesi, okulda, okumuşsa yüksek öğrenimden, askerden, işten, mahalleden arkadaşları olabilir.
Bu arkadaşlarını anılarıyla hatırlayıp severler.hayat arkadaşı vardır aşkla sevgiyle sever. Bunların hepsi aralarınadan hiç bir şey olmadan olan sevgidir.
Ama arıcılıkta, arı dostları arasında sevgi bağlantısını sağlayan arı gibi kutsal varlık olan üçüncü bir canlı vardır, ondandırki arıcıların arasında daha büyük sevgi bağı vardır.

Tartışmalar her geçen gün sertleşiyordu, hiç bir arkadaşımın kalbinin kırılmasına gönlüm elvermedi, o yüzden tartışan arkadaşlarımın dikkatini başka yöne çekebilmek için amacıyla önceki yazıyı yazdım.
Hiç bir şey yazmadan tatile de çıkabilirdim ama tartışmalar için etkili olmayabilirdi.
Belki tartışan arkadaşlarının birisi veya her ikisi bana darılmış olabilir hatta üçüncü kişilerde kızabilir.
Tartışmaların daha kırıcı boyutlara ulaşmaması beni mutlu eder.
Kimseye darılmaya ve kızmaya hakkımda yok, bütün arıcıların birbirini sevgiyle kucaklayıp sanal alemdeki işlerimize devam ediyoruz.
Sevgi ve saygılarımla.

17 Şubat 2009 Salı

Zorlamayla tatil

Sayın Arı Dostları:
Tam yara kabuk tutuyor arkasından kaşıyorsunuz yeniden kanıyor. Son günlerde anlamsız yazılar bir çok arıcıya bıkkınlık verdi, herkesin kafası karışık ve uzaktan izliyorlar.
Herkes benim yazdığım doğru diyor, doğruyu anlatmak için birden çok yol vardır ama en zorunu seçip birbirinin kalblerini kırıyorlar.
Sanal arıcıların arasına gizli bir el girip hepsini paramparça ediyor.
Parçalanmak çok kolay ama birlik olmak çok zor.
Böyle anlamsız tartışmaları kınıyorum. pasif direnişe geçiyorum ve bir hafta süreyle bilgisayarımın düğmesini açmayacağım.

Bir hafta sonra bütün arı seven dostlarımla buluşmak üzere saygılarımı ve selamlarımı sunuyorum.

15 Şubat 2009 Pazar

15 şubat 2009 kış mı? bahar mı? karar verin.

Eskiler derki "şubat kısa aydır ama ne yapacağı belli olmaz" tam da öyle oldu.
Pazartesi gününden beri yağmur yağıyordu. bütün kış yağması gereken yağış bir haftaya sıkıştı gibime geldi.
Dün sabah başlayan kar akşama kadar sürdü, gecede sabaha kadar yağdı sonuç bu oldu.
Kar yağmurla karışık olarak başladı her yer ıslak olduğundan yapıştı.

Ağaç dalları yeşil çiçeklerin üstü her bem beyaz oldu.

Başka bir görüntü


Köy girişinden ana yola doğru çekilmiş bir resim yandaki tarlalar yeşil buğdaydı görüntü beyaza döndü. yoğurtlu ıspanak gibi olacaktı ama yoğurdu biraz fazla geldi.

kar kalınlığı konusuna gelince duvarın üzerine yağan karın kalınlığından belli oluyor.

Elle yapılan ölçüm ancak bu kadar oluyor, herhalde 20 cm civarında var.
Birde kasım günü için belli kıstaslar vardır. bunlardan birisi "kasım 100 dere tepe düz"yani bir deyişe göre kar yağışından her yer dümdüz olurmuş.
Bu kış aylarının son günleri anlamınada geliyor. bundan sonra hızla bahara yaklaşıyoruz.
Bu yağışların bala dönüşmesini diliyoruz.